Bizi takip edin

Hak İhlalleri

‘İnsanların öldüğünü söylemek görevimiz’

->

-> 353

Efrîn’e dönük işgal saldırısıyla birlikte bu saldırıya karşı duranlara başlatılan gözaltı operasyonları devam ediyor. Kürdistan’da yürütülen soykırım saldırıları sırasında “Bu Suça Ortak Olmayacağız” diyerek barş bildirisine imza atan ve hedef seçilerek görevlerinden edilen Dokuz Eylül Üniversitesi’den (DEÜ) ihraç edilen akademisyenler Dilek Karabulut ve Aydın Arı, yaşanan süreci değerlendirek barış demeye devam edeceklerini söyledi.

Barış demek yasaklanır oldu

Barış talep etmenin dışında sadece “barış” demenin dahi yasaklanır hale getirildiğini söyleyen Karabulut, Türkiye’nin barış talep edenlerin işlerinden edildiği, terörize edildiği bir ülke haline getirildiğini söyledi. Barış demeye devam edeceklerini kaydeden Karabulut, Efrîn saldırısına da Türk Tabipleri Birliği (TTB) gibi barış talep etmeye devam edeceklerini söyledi.

Arı ise, akademiler başta olmak üzere tüm kurumlardan muhalif, demokrat ve aydınların tasfiye edilmeye çalışıldığını belirterek, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) akademilerde kalan birkaç muhalifi daha tasfiye etmek için yeni hazırlıklar içinde olduğunu söyledi. “YÖK’ün ‘sessiz devrim’ adını verdiği düzenleme bunu kapsıyor” diyen Arı, “Sadece ‘akademik özgürlük, barış ya da insanlar ölmesin’ demeyi değil ‘akademi daha iyi bir akademi olsun’ deme özgürlüğünü de elimizden almak istiyorlar” diye konuştu.

Karşı çıkmaya devam edeceğiz

“Bir akademisyen ve bir yurttaş olarak devletin Efrîn politikasına asla katılmadığımı istediğim her yerde deklare edebilirim” diyen Arı, “Hükümetin beğenmediğim politikalarına karşı çıkmak doğal olarak benim ve herkesin temel hakkı. Bunlara karşı çıkıyoruz diye bizi istedikleri kadar hedef göstersinler. Ölüyorlar yani insanlar ölüyorlar. Dolayısıyla bunları belirtmek hakkımız” diye konuştu.

Ruken Demir / İzmir- MA