Bizi takip edin

Köşe yazarları

Çağın Direnişi

->

-> 790

Türk devleti, 56 gündür tüm teknolojik silah gücü ile Efrîn’in köy, kasaba, ilçe ve kent merkezini bombardımana tutuyor. Efrîn’deki yaşamı büyük bir tehlikeye sokuyor. Çok tehlikeli işgalci ve katliamcı bir planı yaşama koyuyor. Türk devleti, Rakka, Minbic, Dêra Zor kentlerinden kaçan DAİŞ gruplarına dayanarak bu saldırıları gerçekleştiriyor. Şimdiden Kürtlerin başını kesme üzerine yemin ediyorlar. Maalesef Efrîn’de yaşanan katliam, işgal ve saldırılara karşı basın bilinçli bir şekilde gerçekleri örtbas ediyor. Sadece Guta’dan bahsediyor. Bilinçli bir şekilde dengeyi bozuyor. Gerçekleri yok sayıp manipüle ediyor. Diğer gerçekleri abartılı bir şekilde yansıtıyor. Efrîn’e yönelik işgali meşrulaştırıyor. Çete ailelerin Efrîn’e yerleştirmenin zeminini oluşturuyor. 2 yıl önce bazı Rus yetkililerin Efrîn demografyasına yönelik açıklamaları vardı.

Bu çok kirli ve insanlık dışı bir plan. Erdoğan bugün bu planı yaşama geçiriyor. Efrîn halkını insanlık dışı saldırılarla göçe zorluyor. Onların yerine yabancı kesimleri yerleştiriyor. Bölgenin demografik kimliğini değiştiriyor. Efrîn’e yönelik bu saldırılar şimdiye kadar Türk devletine karşı yapılmış olsaydı, Türk devleti şimdi yıkılmıştı. Ancak Türkiye tüm NATO gücünü arkasına alarak en ağır silahlarla Efrîn’e saldırıyor. Yetmedi NATO’nun fiilen Efrîn’e girmesini istedi. Türkiye artık yaralı yılana benziyor. Herkesi ısırıyor. Türkiye’nin bu durumu tüm güçlerin hoşuna gitmiş ve kendi çıkarlarına göre Türkiye’yi kullanıyor. Uluslararası güçlerin iki yüzlülüğü şimdi çok açık ortada. Uluslararası güçlerin kendi kanun ve ilkelerini ihlal ettiği ortada. Türkiye’nin Suriye topraklarına girmesi uluslararası kanuna aykırıdır. Bu kanunları koruyacak kurum nerede. Bunlardan biri Birleşmiş Milletler. Ancak o da halkın topraklarını bırakması için önerilerde bulunuyor. Türkiye’nin saldırılarına karşı çıkacağına ve eleştireceğine, halkın kendi topraklarını terk istiyor. Türkiye’nin yasaklanmış silahlarına kullandığı ve uluslararası kanunlara karşı çıktığı için uluslararası mahkemelerde Türkiye’ye hesap sorması yerine, Efrîn’in demokratik özerk yönetimini, halkı Efrîn’de zorla tuttuğu ile suçluyor.

Efrîn halkı direnişçi duruşu ile tüm dünyayı hayretlere düşürdü. Israrla toprağını terk etmedi. Değerli bir duruş sergiledi. Büyük bir fedakârlık yaptı ve yapmaya da hazırdır. Efrîn’in sonuna kadar özgürlük direnişçilerine ihtiyacı var. Yine halk sonuna kadar toprağına bağlıdır. Savaşçıların direnişi, tüm uluslararası güçlerin hesap ve planlarını alt üst etti. 2 ay geçti Erdoğan hala başardık diyor. Onların şimdiye kadar ‘Kontrol altına aldık’ dediği yerlerde şiddetli çalışmalar yaşanıyor. Büyür bir savaş var. Erdoğan sırf bu yerlerin güvenli bir bölge olduğunu göstermek için birçok yerden çetelerin ailelerini sınır köylerine yerleştiriyor. Bu çok kirli bir plan. Çok sert bir şekilde bu plana karşı durmak gerekir. Bu savaş herkesin yaşamını tehlikeye sokuyor. Hiç kimsenin Kürt, Arap, Êzidî ve Müslümanları karşı karşıya getiren bu oyuna alet olmaması gerekir.

Bu aileler ve tüm Suriye halkı çok iyi bilmeli ki Efrîn halkı tüm Suriye ve insanlık için savaşıyor. İnsanlığın savunmasını yapıyor. Her yerde güçlü destek eylemleri oluyor. Her halktan Kürt halkının dostları her yerde görev ve sorumluluklarını yerine getiriyor. Devletler bu halka nasıl borcunu ödeyeceğini düşünmeli. Eylemleri yasaklayacaklarına eylemlerin önünü açmaları gerekir. Şimdiye kadar bu sessizliğine son vermeleri gerekir. Onlar Kürt halkına borçludurlar. DAİŞ daha bitmemiş. Efrîn zindanlarında DAİŞ komutanları var. Hesekê’de de büyük bir sayı var. Savaş ne kadar uzarsa, YPG ve YPJ güçlerinin de halkı savunma gücü azalır. Erdoğan da bunu istiyor. Erdoğan, DAİŞ komutanlarının hapishanelerden kaçıp Türkiye’ye ulaşmasını istiyor. Erdoğan onlarla dünyayı tehdit etmek istiyor. Dêra Zor, Rakka ve Tabka’da DAİŞ tehlikesi artıyor. Onun için en kısa zamanda Efrîn’deki bu savaşın son bulması lazım. Ne olursa olsun halkın toprağını terk etmemesi gerekir. Yine bu planların bozulması için köy halkının dönüş için hazırlık yapmaları gerekir. Bu soykırım demografiye karşı dönmeleri gerekir. Yine Efrîn’e yönelik desteğin gittikçe artması ve güçlenmesi gerekir. Her eylemde soykırım, talan ve imha saldırılarına karşı tepkilerini dile getirmeleri gerekir. Türkiye’nin ikiyüzlülüğü ve soykırımcı yüzü tüm dunyaya yaymak gerekir. Uluslararası mahkemelere taşımak gerekir.