Bizi takip edin

Haber

DTK: Dün Halepçe bugün Efrin

->

-> 356

Halepçe katliamının 30’uncu yıldönümünde dair yayınladığı mesajda yaşamını yitirenleri anan Demokratik Toplum Kongresi, bugün Efrin’de de benzeri bir girişim olduğuna dikkat çekerek, uluslararası topluma ‘Afrin’de yeni bir Halepçe’nin yaşanmasına izin vermemelidir’ çağrısında bulundu

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), 16 Mart 1988’de dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in emriyle Kürtlerin yaşadığı Halepçe kasabasında kimyasal silahlarla gerçekleştirilen katliamın yıldönümünde yazılı mesaj yayınladı. Halepçe katliamının 30’uncu yıldönümüne ilişkin yapılan yazılı açıklama şöyle:

‘Afrin’de yeni soykırım uygulamaları’

“Halkımızın son yüzyıllık tarihi, sömürgeci devletlerin, halkımızın varlığına kasteden sayısız katliam ve jenosid uygulamalarıyla dolu bir tarihtir. Yüzyıllık tarih, aynı zamanda, halkımızın varlığını yaşatmak ve özgürlüğünü sağlamak için gerçekleştirdiği kahramanlıklarla dolu bir direniş tarihidir. İnsanlığın tarihine kara bir leke olarak geçen ve belleklerden asla silinmeyecek olan Halepçe katliamının üzerinden 30 yıl geçti. Kürt halkı şahsında insanlığa ve insanlığın tüm değerlerine karşı gerçekleştirilen Halepçe katliamı bir insanlık suçu olarak tarihteki yerini almıştır. Saddam diktatörlüğünün her türlü kimyasal ve biyolojik silahları da kullanarak gerçekleştirdiği Halepçe katliamında, 5 binin üzerinde sivil ve savunmasız Kürt insanı hunharca katledildi. Aradan 30 yıl geçmiş olmasına rağmen Halepçe katliamının insanlığın yaşamındaki ve vicdanındaki yara ve tahribatlar kapanmadığı gibi, Afrin’deki yeni soykırım uygulamalarıyla daha da derinleşmiştir.

‘Halkımızı tarihten silme politikası güncelleniyor’

Halepçe katliamı, sömürgeci devletlerin halkımıza karşı gerçekleştirdiklerinin ne ilki, ne de sonuncusudur. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde başlayan ve sonrasında da derinleştirilerek stratejik bir yok etme ve tarihten silme politika ve uygulamaları ile sürekli güncellenerek sürdürülmüştür. Koçgiri, Ağrı, Zilan, Genç, Dersim, Maraş, Qamışlo, Gazi, Roboski, Şengal, Sur, Cizre, Nusaybin, Silopi, Şırnak ve daha birçok Kürt ili ve ilçesinde bu yıkım ve yok etme stratejisi büyük katliamlarla sürdürülmüştür. Günümüzde de Afrin’de aynı strateji ile Kürt halkının topyekun varlığına ve değerlerine karşı bir işgal, imha ve soykırım saldırısı başlatılmıştır. Bütün bu soykırım ve katliam politikalarını uygulayan sömürgeci devletlerin, uluslararası emperyal güçlerden güç ve destek aldığı, onların himayesinde gerçekleştirdikleri somut bir vakadır. Uluslararası emperyal güçler, dün Halepçe’de, bugün de Afrin’de gerçekleştirilen katliamların ve işlenen savaş suçunun ortağı ve müttefiki durumundadırlar. Bütün insanlığın tanık olduğu ve bildiği bir gerçek vardır ki, Kürt halkı tüm tarihi boyunca bu soykırım uygulamaları karşısında asla geri adım atmamış ve teslimiyeti kabul etmemiştir. Bugün de Afrin’de gerçekleştirdiği direnişi ile özgürlüğüne olan bağlılığını ve inancını en üst düzeyde yaşamaktadır.

‘Afrin’de yeni bir Halepçe’nin yaşanmasına izin verilmemelidir’

Afrin direnişi, insanlığın yitirildiği ve kirletildiği bir dünyada, bütün insanlığın başına bela olan DAİŞ çeteleri ve onun yeni türevlerine karşı bütün insanlık adına gerçekleştirilen bir direniştir. Bu bilinç ve inançla, Halepçe katliamını 30. yılında bir kez daha lanetliyoruz. Afrin’de yeni bir Halepçe’nin yaşanmaması için, halkımız başta olmak üzere bütün uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletleri, Avrupa Birliği’ni ve uluslararası insan hakları kuruluşlarını Afrin halkıyla dayanışmaya, Afrin halkına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Uluslararası toplum Afrin’de yeni bir Halepçe’nin yaşanmasına izin vermemelidir.”

HABER MERKEZİ