Bizi takip edin

Köşe yazarları

Mücadele Newrozu!

->

-> 415

Kürtler ve Ortadoğu halkları 2630. Newroz’u kutlayacaklar. 2630 yıl önce Ortadoğu ve Kürdistan’da durum nasılsa şimdi de benzer durum yaşanmaktadır. Şu anda AKP-MHP iktidarının Kürt halkına uyguladığı zulüm ve Ortadoğu üzerinde yürüttüğü politikalar tam da Dehak’ı hatırlatmaktadır. Şimdiki Dehak Tayyip Erdoğan’dır. Hatta Tayyip Erdoğan ve faşist iktidarı Dehak’tan yüz kat daha fazla zalimdir. 2630 yıl önceki iktidarlar ve despotlar sadece askeri ve siyasi egemenlik peşinde koşarlardı. Kapitalizm ve ulus devlet çağında AKP-MHP gibi iktidarlar sadece bir siyasi hakimiyet peşinde değillerdir. AKP-MHP iktidarı Kürtleri soykırıma uğratma politikası ve uygulaması içindedir.
AKP-MHP iktidarı Kürt varlığını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Psikolojik savaş gereği ve bazı Kürtleri aldatmak için “biz Kürtlere karşı değiliz” deseler de tüm uygulamaları Kürtleri soykırıma uğratma amaçlıdır. Kürtler adına siyasi irade olmayı suç saymıştır. Bu nedenle Kürtler üzerinde uygulanan politikalara karşı çıkanlar zindanlara atılıyor. On binden fazla Kürt siyasetçi şu anda zindanlara atılmıştır. Kürtlerin demokratik temelde seçtiği belediye eşbaşkanları, belediye meclis üyeleri, parti yöneticileri tümüyle zindandadır. Hatta sokağa çıkacağı düşünülenler önceden gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Kürdistan tam anlamıyla yasaklı ülke! Baskılar ve zulüm anlatmakla bitmez.
AKP-MHP iktidarı sadece Türkiye sınırları içindeki Kürtlere değil, Türkiye dışındaki Kürtlere de düşman. Güney’deki ve Kerkûk işgali sonrasında Güney Kürdistan yönetimine ve tüm siyasi güçlere her türlü hakareti yaptılar; aşağıladılar. Güneyli siyasi güçler yine aşiret lideri, haddini bilmezler ve postal yalayıcılar oldu. Birden Kürtlere yönelik düşmanlıklarını kustular. Rojava Devrimi’ne baştan düşmanlık ilan ettiler. Suriye’de özgür ve demokratik yaşam kuramazlar dediler. İlk önce El Nusra’yı, sonradan DAİŞ’i Kürtlerin üzerine sürdüler. Ancak bunlar bir sonuç almayınca bu defa bizzat Türk ordusu çetelerle birlikte Efrîn işgalini başlattılar. Suriye sınırları içindeki Kürt köylerine, kasabalarına ve Efrîn’e Türk bayrağı açtılar; çetelerin bayrağını açtılar. Tüm bunlar Dehaklık değil de nedir?

Kürtler bu Newroz’da Dehaklara Kürtlerin var olduğunu ve özgürlük mücadelesi iradesine sahip olduğunu göstermek için alanlara çıkacaklardır. Bu Newroz tamamen günümüzün Dehak’ı Tayyip Erdoğan’a karşı bir tutum olacaktır. Bu Newroz, tüm Kürt gençlerinin Kawalaşma Newrozu’dur. Kürt gençlerine Kawalaşma dışında bir yol bırakılmamıştır. Kürtler bugün ancak Kawa gibi isyan ettiklerinde varlıklarını koruyabilirler. Bu açıdan 2018 Newrozu sadece bir meydanda kutlanmayacak; her sokak, her mahalle, her meydan, her vadi, tepe ve ova Newroz alanı olacaktır. Kürtler için her günün Newroz ruhuyla mücadele günü haline geldiği bir yıla girmiş bulunuyoruz. Dehaklar Kürtlere Kawalaşma ve her günü Newroz, her yeri Newroz alanı haline getirme dışında bir seçenek bırakmamıştır. Eğer Kürtler var olmak istiyorlarsa direniş Kürtler için bir seçenek değil, zorunluluk haline gelmiştir. Kürdistan’daki tüm uygulamalar, Kerkûk ve Efrîn işgali sürecindeki tüm söylem ve uygulamalar Kürtlere bunu dayatmış bulunmaktadır.

Marks’ın ve Y. Güney’in dediği gibi

Kürtler zorluktan çekinecek, direnişten geri duracak bir halk olmadığını onlarca yıldır dost düşman herkese göstermişlerdir. Marks’ın 150 yıl önce işçiler için söylediği “zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur” sözü bugün en fazla Kürtler için geçerlidir. Çünkü Kürtlerin ulusal varlığına yönelik bir saldırı yürütülmektedir. Hem de çok açık bir biçimde!

Dehaklar ne düşünürse düşünsün, Kürdün özgürlük iradesini kırmak ve direnişlerini engellemek mümkün değildir. Her saldırı Kürtlerde direniş iradesini daha da keskinleştirmektedir. Aslında Tayyip Erdoğan kadar Kürtleri bilinçlendiren ve direnişe sevk eden başka bir etken görülmemişti. Yakın zamana kadar Erdoğan destekçisi Kürtler de artık Erdoğan’dan uzaklaşmaktadır. Hâlâ baskı ve çıkar gereği Erdoğan’dan yana görünenler olsa da Erdoğan’ın en büyük Kürt düşmanı olduğunu görmüşlerdir.

2018 Newrozu bu bilinçle ve 2630 yıl önceki Kawa’nın duyguları ve kararlılığıyla kutlanacaktır. Nasıl ki Medler, Ortadoğu halklarına öncülük yaparak halkları özgürleştirmişlerse, Kürtler de bugün AKP-MHP faşizmini yenilgiye uğratarak kendileriyle birlikte tüm halkları özgürleştireceklerdir. Kürtlerin mücadelesi tüm Ortadoğu halklarının, hatta tüm insanlığın mücadelesi haline gelmiştir. Böyle bir moral değerle ve amaçla yüklü bir mücadele mutlaka kazanır. Kürtler de Ortadoğu halkları da büyük devrimci sanatçı Yılmaz Güney’in dediği gibi mutlaka kazanacaktır.
Efrîn’de de Rojava’da da, Türkiye’de de, Güney Kürdistan’da da Kürtlerin bulunduğu her yerde de bu faşizme karşı mücadele Newroz’la birlikte daha fazla yükseltilecektir. Bu Newroz’da yanan ateş her gün mücadele olarak daha gürleşecek, AKP-MHP faşizmini yakıp kül duman edecektir. Kürtlerin ve tüm Ortadoğu halklarının Newroz bayramı kutlu olsun! Newroz Pîroz Be!