Bizi takip edin

Köşe yazarları

Sinir güvenliği

->

-> 424

Bir Türkiyeli turistin tesadüfen çektiği videoyu izledim. Berlin’de bir sokak sanatçısını çekiyor. Opera söylüyor sokak sanatçısı meydanda anıtın orada. Yanına birisi geliyor. Biraz kadraja giriyor ama video çekildiğini görünce duruyor. Opera söyleyen sokak sanatçısı kadın, kadraja giren kadın -yandan görüyoruz onu birazını başını çevirmiş operayı dinliyor ama bir yandan da videoyu çeken turist kadına bakıyor. Rahatsız oluyor videoyu çeken kadın rahatsız ettiği için, eliyle geçin geçin diye bir işaret yapıyor muhtemelen ve bunun üzerine geçiyor bekleyen kadın tabii ki işi gücü vardır sonsuza kadar bekleyemez ki -başıyla selamlar gibi küçük bir hareket de vardı galiba- geçiyor ve görüyoruz ki Mercel bu, Almanya Şansolyesi, geçip gidiyor, sokak sanatçısı opera söylemeye devam ediyor videoda…

Bir sürü koruması olan, belki o sırada da bizim görmediğimiz korumaların sağda solda olduğu bir Almanya başbakanı ama sadece birkaç aksiyon filmi seyreden bile bilir ki bir saldırı mümkün olabilir tabii ki. Bir de Olof Palme yaşanmışlığı var ki İsveç’in efsanevi başbakanı, eşiyle birlikte hiçbir koruması olmadan sinemadan eve giderken öldürülmüştü. Yani böyle bir şey de mümkün. O zaman korumalar daha da doğrusu yüzlerce koruma olmadan nasıl güvenlikleri sağlanabiliyor?

Güvenlik dediğiniz şey; silahlardan, güneş gözlükleriyle gözlerinin üstü kapatılmış, başkanın yakınında olmaktan ve teyzesinin oğlunu vergi dairesine çaycı olarak yerleştirebildiği için kibirli, son model, küçük ve etkili silahlarıyla havalı polislerden, başkan nereye gidiyorsa bir gece önceden bütün muhaliflerin derdest edildiği operasyonlardan, çok derin istihbarat bilgilerinden -ki istihbaratçılardan sizi kim koruyacak ?-, padişahi usullerle işi zehiri tatmak olan çeşnicibaşılardan -ki böylece her zaman başkasının artığını yiyen bir padişah ve bence bir sakıncası yok tabii de koca padişah ve de çeşnicibaşının iltihaplı bademcik tadıyla bezenmiş canım yemekler- yol kapamalardan, Escortlardan, sirenlerden ve yanan dönen ışıklardan, dolambaçlı yollardan ve yalanlardan sağlanabileceğini sanıyorsunuz?
Güvenlik basit ve sade, en az düşmandan ve belki hiç düşmanı olmamaktan, çalınacak çok şeye sahiplenmemekten ve aksine bir sürü dosta sahip olmaktan, arkadaşlardan falan olan birşey. En azından devletse bile yani kurumsallaşmış şiddet yine de itinalı kullanım kılavuzu, asgari düşman sayısı, en azından kendi kurallarını çiğnememe ve suç nezaketi ile sağlanır. Yani güvenlik tankların çiğnedikleriyle değil barışla ortadan kalkan bir ihtiyaç…
Bizi öldürüyorsunuz belki ama siz de hiç yaşayamıyorsunuz zaten kendi öldürdüklerinizden…