Bizi takip edin

Haber

Boğaziçi’ne operasyon için ‘lokma provokasyonu’ yapıldı; provokatörler öğrenci de olmayan AKP’liler

->

-> 757

Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsü’ndeki kütüphaneye polisin baskın yaptığı ortaya çıktı. MFT üyesi Engin Kara 7 arkadaşının gözaltında olduğunu söyledi. Üniversitede ilk gün lokma dağıtanların üniversite öğrencileri olduğunu ama ikinci gün dışarıdan AKP Gençlik Kolları diye bir grubun kapı önüne yığıldığını söyleyen Kara, ‘Onlar okulun öğrencileri değildi, provokasyon da asıl o zaman başladı. Orada operasyonun sinyallerini verdiler’

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Samsun’da partisinin kongresinde “Komünist gençlere üniversitede okuma hakkı vermeyeceğiz” sözleriyle hedef aldığı Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin evleri ve kaldığı yurtlarını bu sabah basan polisin, Kuzey Kampüsü’nde bulunan okul kütüphanesini de bastığı ortaya çıktı. Polisin kütüphanede ders çalışan öğrencilerin masalarına giderek tek tek kimliklerini GBT sorgusundan geçirdiği belirtildi. Sabah yapılan baskınlarda Marksist Fikir Topluluğu (MFT) üyesi D.E., Ş.Y.T. ve A.K. isimli 3 öğrenci gözaltına alınmıştı. 19 Mart’tan bu yana gözaltına alınan öğrenci sayısının 7’ye yükseldiği ve bunlardan 4’ünün Marksist Fikir Topluluğu üyesi olduğu belirtildi.

Cumhurbaşkanı’nın hedef gösteren sözlerine tepki

Bu sabah gözaltına alınan 3 öğrencinin dosyasında kısıtlılık kararı bulunduğunu söyleyen öğrencilerin avukatı İnayet Aksu, “Öğrenciler ‘örgüt propagandası’ ve ‘2911 sayılı yasaya muhalefet’ suçlarıyla gözaltına alındı. Kimlerin suçlu olduğuna Cumhurbaşkanı değil, bağımsız mahkemeler karar verir” diyerek Cumhurbaşkanı’nın hedef gösteren sözlerine tepki gösterdi.

‘Siyasi bir şova dönüştürmek istiyor’

Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi ve Marksist Fikir Topluluğu (MFT) üyesi Engin Kara, iktidarın Boğaziçi Üniversitesi’ne normal bir müdahale fırsatı bulamadığı ve böyle bir provokasyon yaratarak fırsatı değerlendirdiğini söyledi. Kara, “İktidar, lokma olayı ile ilgili fırsatı bulunca bu fırsatı sonuna kadar götürmek ve bunu siyasi bir şova dönüştürmek istiyor. Bunun üzerinden kendi parti kongrelerinde ‘komünist öğrencileri okullarda barındırmayacağız’ söylemini yapıyor. AKP’nin Genel Başkanı sıfatıyla konuşurken operasyon talimatı veriyor. Bunun üzerine savcılar, polisler de gözaltı işlemlerine koyuluyorlar” şeklinde konuştu.

‘Savcının elinde cezalandırmaya yetecek bir delil de yok’

Gözaltına alınan arkadaşlarının çoğunluğunun sosyalist, hayatlarını sınıf mücadelesine adamış, savaşları da yaratan sömürü düzenine karşı mücadele eden isimler olduğunu ifade eden Kara, iktidarın asıl derdinin sınıf mücadelesi ve halkların kardeşliği sesini susturabilmek olduğunu söyledi. Kara, “Biz arkadaşlarımızın herhangi bir suç işlediklerini kesinlikle düşünmüyoruz ki savcının elinde cezalandırmaya yetecek bir delil de yok. Fakat OHAL’i de kullanarak gözaltılar yapıp bunu siyasi saldırıya dönüştürmeye çalışıyorlar” dedi.

‘AKP Gençlik Kolları’nın gelmesiyle provokasyon yapıldı’

Üniversitede ilk gün lokma dağıtanların üniversite öğrencileri olduğunu ama ikinci gün dışarıdan AKP Gençlik Kolları diye bir grubun kapı önüne yığıldığını söyleyen Kara, “Onlar okulun öğrencileri değildi, provokasyon da asıl o zaman başladı. Orada operasyonun sinyallerini verdiler. Lokum olayının ertesi günü AKP Gençlik Kolları’nın gelmesiyle açıkça bir provokasyon yapıldı. Bununla beraber Boğaziçi Rektörlüğü siyasi olarak tepeden sıkıştırıldı. Aynı zamanda ‘güvenlik’ adı altında okulda abluka yaratmaya çalıştılar. Perşembe sabahı operasyon yapıldığında, arkadaşlarımızın serbest bırakılmasına ilişkin yapacağımız basın açıklamasına Boğaziçi tarihinde çok olmayan yoğunlukta Çevik Kuvvet ekipleri okula girdi, öğrencilere müdahalede bulundu” ifadesinde bulundu.

‘Okulumun ifade özgürlüğünün tehdit altında olduğunu çok net farkındayım’

Operasyona Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan’ın da destek verdiğini söyleyen Kaya, “Rektör kayyum olarak atanan bir rektördür. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) rektör belirleme hukukunun değiştirildiğinden sonra Tayyip Erdoğan tarafından doğrudan atandı. Rektörün o şekilde atanmasından sonra okulda adım adım ifade özgürlüğüne yönelik saldırılar başladı” diye aktardı. Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Batuhan ise, “Bir Boğaziçili olarak okulumun ifade özgürlüğü kültürüne sahip çıkıyorum, dolayısıyla okulumun ifade özgürlüğünün tehdit altında olduğunu çok net farkındayım” dedi.

MA / Bilal Seçkin