Bizi takip edin

Ekoloji

Munzur Vadisi ve Dersim tehdit altında

->

-> 434

Bölge halkının tepkisine rağmen Munzur Nehri üzerinde kurulmak istenen Konak Tepe 1 ve 2 HES projelerinin ön hazırlıkları tamamlandı. Bu projelerle Dersim’in bir bütünen ortadan kaldırılmasının amaçlandığını söyleyen doğa aktivisti Haydar Çetinkaya, ’Munzur Vadimizi kaybedersek, birçok değerimizi kaybetmiş oluruz’ dedi

Sahip olduğu endemik bitki türleri ve yaban hayatı bakımından en zengin bölgelerin başında gelen Dersim coğrafyasında, bugüne kadar yapılan 5 büyük baraj ve HES’in yanı sıra yapılmak istenen 27 baraj ve Hidroelektrik Santrali (HES) projeleri ile yıllardır tehdit altında. Kentte yapılmak istenen bu baraj ve HES projelerinden 4’ünden şirket tarafından vazgeçildiği açıklandı. Bölge halkının baraj ve HES’lere karşı mücadelesi devam ederken, Bakanlar Kurulu tarafından 1971 yılında “Milli Park” olarak ilan edilen Dersim kent merkezi ile Pulur (Ovacık) ilçesi arasındaki Munzur Vadisi boyunca uzanan Munzur Nehri üzerinde yapılmak istenen Konak Tepe 1 ve 2 HES projelerinin hayata geçirilmesi için yakın zamanda harekete geçileceği öğrenildi.

50 yıl önce gündeme gelmişti!

Daha önce Türkiye ve Amerika ortaklığında yapılması planlanan 8 HES projesinden en büyüğü olan Konak Tepe 1 ve 2 HES projeleri, ilk olarak 1967 yılında gündeme geldi. Projenin yapımı için 1990 yılında Türkiye-Amerika konsorsiyumu (ortaklık) oluşturuldu. Daha sonraki aşamalarda sözleşmeler imzalandı ve enerji lisansları alındı. Sonrasında su kullanım hakkı imzalanmıştı. Dersim’i bir bütünen bölüp parçalayan büyük HES projesi, halkta büyük bir tepkiye neden oldu. Geçtiğimiz hafta Dersimliler “Munzur darda” başlığıyla İstanbul’da büyük bir yürüyüş ile projeye tepki gösterdi. Doğa aktivisti Haydar Çetinkaya, 1967’den bu yana vazgeçilmeyen projelerin yol açacağı tahribatlara dikkat çekti. Ön hazırlıkları tamamlanan Konak Tepe 1 ve 2 projelerinin Dersim kent merkezine 50 km uzaklıkta olduğunu belirten Çetinkaya, 1’inci projenin set yüksekliğinin 114 metre olduğunu ve gövde tipi barajı amaçlandığını belirtti. Çetinkaya, barajın arkasında göl oluşturularak, suyun tornadodan tutulmasının planladığını kaydetti. 2’nci proje ise, ilk projenin devamında Munzur suyunun döküldüğü yerden itibaren bu kez borulara hapsedilmesi suretiyle, dağlar arasında kazılacak tünellerden yaklaşık 13 km mesafe taşınarak yeniden enerji sağlamanın hedeflediğini kaydetti.

‘Büyük bir tahribat yaşanacak’

Dersim’de yapılan ve yapılmak isten HES projeleri arasında en büyük projesinin Konak Tepe olduğunu dile getiren Çetinkaya, projenin yaratacağı tahribatlar konusunda şunları söyledi: “Munzur Vadisi’nde endemik olan çok sayıda bitki türü mevcuttur. Baraj bu bitki türlerini yok edecektir. Yaban hayvanlarının geçiş yerleri, orman arazileri, birçok köy ve inanç merkezleri sular altında kalacak. Bu da doğal olarak orada yaşayan halkın göç etmesine neden olacak. Yine merkezden Ovacık ilçesine giden karayolu da ortadan kaldırılacak ve Ovacık’ın Dersim merkez ile bağlantısı kesilecek. Projenin hayat bulması halinde Ovacık merkezin bir kısmı da sular altında kalacak. Ovacık’ın bu proje ile gelecekte başka bir yere taşınabileceği ön görülüyor.” Çetinkaya, “Dersim doğası üzerinde yapılmak istenen projeler 1800’lere dayanıyor. Bu proje ile Ovacık ilçesinin merkez ile bağı koparılmak isteniyor. Yine Dersim’in bölünerek farklı illere bağlanacağı söylentileri var. Bu projeler de bunların önünü açacak. Baraj ve HES projeleri daha çok Dersim’in ortadan kaldırılmasını amaçlıyor” diye konuştu.

Semra Turan – Dersim/MA