Bizi takip edin

Haber

Üniversiteliler: Diplomalarının meşruluğu ortadayken, üniversitelerin değerlerine saldıran bir iktidar var

->

-> 249

‘İşgalin, katliamın lokumu olmaz’ dedikleri için AKP Genel Başkanı Erdoğan tarafından hedef gösterilen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin serbest bırakılmasını isteyen üniversite öğrencileri, ‘Kendi diplomalarının meşruluğu ortadayken, üniversitelerin değerlerine hakim değilken, o değerlere saldıran bir iktidar var. Boğaziçi’ne sahip çıkmak, barışa, özgürlüğe sahip çıkmak demektir’ dedi

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Komünist gençlere üniversitede okuma hakkı vermeyeceğiz” sözleriyle hedef aldığı Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri halen gözaltında. Operasyonun başladığı ilk günden bu yana 11 öğrenci gözaltına alındı. İstanbul’da bulunan üniversite öğrencileri gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını isteyerek, baskılara tepki gösterdi.

‘Kendinden olmayan herkesi terörize ediyor

Üniversitelerin tarihsel olarak devrimci mücadelelerin yüksek olduğu bir yer olduğunu belirten Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Tilbe Akan, öğrencilerin de bu yüzden özellikle AKP’nin hedefinde olduğunu söyledi. AKP hükümetine boyun eğmeyeceklerinin altını çizen Akan, “AKP her dönem Boğaziçi’ne saldırmak için zemin arıyordu. Pazartesi günü yapılan provokasyonla aslında kendince bir alan açmış oldu. Kariyer peşinde koşmayan sosyalist öğrenciler, ezilenlerden ve haktan yanadır. İktidar bu konudan rahatsız olduğu için öğrencilere saldırdı. İktidar toplumun bazı hassasiyetleriyle oynanarak kendine bir zemin hazırlamaya çalışıyor. Kendinden olmayan herkesi terörize ettiği için kendi tabanı dışında çok destek de bulamıyor. Lokum dağıtma ilk gün üniversitede bulunan bir grup öğrenci tarafından yapıldı. Fakat Çarşamba günü okulun önünde yapılan lokum dağıtımı, direkt AKP Gençlik Kolları tarafından yapıldı. Yani üniversiteden olmayan insanların yaptığı bir gösteriydi” dedi.

‘Üniversiteler memleketi sevme halidir’

Boğaziçi Üniversitesi’ne gerçekleştirilen operasyonun, AKP tarafından yürütülen bir algı operasyonu olduğunun altını çizen İstanbul Üniversitesi öğrencisi Şilan Delipalta, “Kendi diplomalarının meşruluğu ortadayken, üniversitelerin değerlerine hakim değilken, o değerlere saldıran bir iktidar var. Bu değerler ise; akıl, bilim, özgürlük, eşitlik, adalet, yurtseverlik. Gerçek anlamda bugün üniversiteler memleketi sevme halidir. Yaşanan saldırı buna yöneliktir. Lokum dağıtan gerici çeteler karşısında üniversitede ‘katliamın lokumu olmaz’ demek üniversiteli olmanın bir gereğidir. Yapılan saldırı eğer buna yönelikse, bunu tabi ki göğüsleyecek gücümüz var” diye belirtti.

‘Üniversite demek, mücadele demektir’

Bu saldırının seçim odaklı var olma çabasındaki iktidar açısından zorunlu olduğunu aktaran Delipalta, “Bunun da farkındayız ama bunu hiç kabullenmeyeceğiz. Çünkü gençlik hareketinin tarihi ortadadır. Çok bilindik tabiriyle, gençlik hareketi bu memleketin dinamit fitilidir. Bugün de kendisini ortaya koyan öğrenciler, Türkiye’nin dört bir yanına barışın sözünü yayma çabasında bulunuyor. Biz üniversiteliler için Boğaziçi’nde yaşananlar aynı zamanda tarihi bir örnektir. Çünkü, dört bir yanının savaş sözüyle ablukaya çevrildiği bir memlekette bugün barış demek üniversite demektir. Bugün üniversite demek, mücadele demektir. Ve bu mücadelenin tarihi öyle kolay çöpe atılacak bir tarih değildir. Denizlerin, Mahirlerin 6’ncı Filo’yu denize döktükleri, ODTÜ’de emperyalistlerin arabasını yakarken ortaya koyulanlar bizim için bir değerdir. Ne emperyalistlerin ne de onun işbirlikçilerinin, memleketi savaş ve talan yığınına dönüştürmelerine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Rejim 2019’a kilitlenmiş durumda’

Akademilere yapılan bu saldırıların yeni olmadığını söyleyen İstanbul Üniversitesi öğrencisi Okan Danacı, üniversitede barış, parasız, demokratik eğitim istedikleri zaman da rejimin kendilerini marjinalize etmeye çalıştığını hatırlattı. En ufak bir hak arama mücadelesinin dahi “terörizm” olarak ifade edildiğini vurgulayan Danacı, “Rejim 2019’a kilitlenmiş durumdadır. 2019 seçimleri yaklaşıyor. Bu seçimi de kendi geleceği olarak düşünüyor. Bu seçim onlar bakımından kalma ya da yok olma mücadelesidir. Bütün siyasi faaliyetlerini de buna göre şekillendiriyorlar. Biz ise bu siyasi faaliyetlerin karşısında duracak demokratik cephe kurma mücadelesi veriyoruz. Barışı, halkların kardeşliğini, akademiyi, özgürlüğü savunan gençlik, ezilenlerin yanında olmaya devam edecektir. Bütün üniversitelerde ve kentlerde birleşik bir hattan savaş ittifakını durduracak bir güce sahip olduğumuzu biliyoruz ve bunu kurmaya çalışıyoruz. AKP’nin derdi 2019 ama bizim derdimiz 2019 değil, biz; yaratılan baskı, savaş ortamının dağıtılması mücadelesini veriyoruz, o yüzden de sürekli hedef haline getiriliyoruz. Saldırılar kesinlikle tesadüfi değildir. Boğaziçi’ni düşürmek istedikleri bir kale olarak görüyorlar. Aynı zamanda Boğaziçi ile dayanışma içerisinde olan, dayanışmayı büyütmeye çalışan diğer üniversiteler de bugün kuşatma altındadır. O yüzden bugün Boğaziçi’ne sahip çıkmak demek, barışa, özgürlüğe sahip çıkmak demektir. Şovenizme, savaşa karşı; barışı ve halkların kardeşliğini yaratmalıyız” dedi.

MA / Bilal Seçkin – Muhammet Doğru