Bizi takip edin

Kültür-Sanat

Yasaklı bir dilin tiyatro yolculuğu

->

-> 336

Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla konuşan MKM sanatçıları, ‘Kürtçe Tiyatro’nun uzun bir yolculuğu var ve elbette daha da uzun olacak’ dedi

İnsanlık tarihi kadar eski olan ve ‘seyirlik alanları’ndan günümüze gelişerek farklı boyutlar kazanan tiyatronun bugün dünya günü. Tiyatro, tarihsel gelişime paralel olarak Kürtlerde de farklı boyutlarda gelişme kaydetti. Biz de Dünya Tiyatro Günü’nde dinlerin inançların kültürlerin iç içe geçtiği Ortadoğu’da Kürtçe Tiyatro’ya eğildik. Kürdistan’ın dört parçaya ayrılması ve her bir parçasının ayrı bir siyasal, sosyal ve kültürel süreç yaşaması, hem tiyatro metinlerinde hem de sahne gösterimlerinde farklı deneyimler getirdi.

Dört parçanın tiyatrosu

Tarihsel olarak dört parçanın sömürgeci devletlerin baskısı altında olması tiyatronun da “politik” yanının ağır basmasına sebebiyet verdi. Bu bağlamda Kürtçe tiyatro, Güney Kürdistan, Rojava, Kuzey Kürdistan ve Rojhilat (Doğu Kürdistan) başta olmak üzere Kürtlerin yaşadığı Sovyet Rusya, Ermenistan ve Avrupa’da geniş bir yayılım gösterdi. Türkiye’de Kürtçe Tiyatro olarak tanımlayabileceğimiz alanın gelişimi ise Kürtler üzerindeki baskılar, Kürtçe’nin yasaklı dil olması nedeniyle sık sık sekteye uğradı.

Tarlabaşı’nda yeraltı tiyatrosu

Hâlâ da bu baskılar devam ederken, bu alan 1990’lar ile birlikte ‘yeraltı tiyatrosu’ diye tabir edilen bir yöntemle gelişme sağladı. 1991’de İstanbul’da Mezopotamya Kültür Merkezi’nin (MKM) kurulmasıyla Kürtçe tiyatro yeni boyut kazandı. Kürtçe konuşmanın dahi yasak olduğu o dönemde Kürt tiyatrocular, İstanbul Tarlabaşı’nda yeraltı tiyatrosu yapmaya başladı. Doğaçlama yolu ile seyirciye ulaşmayı başaran MKM oyuncuları, başta Mamoste Cemîl’in yazdığı “Mişko” (Fare) adlı tiyatro oyunu olmak üzere birçok Kürtçe oyunu sahneye taşımayı başardı. Önceleri eş dost ve akraba olan Kürt tiyatrosunun seyirci kitlesi zamanla genişledi.

Dönemin politik ruhunu taşıyor

Yine 1992’de MKM bünyesinde kurulan “Teatra Jiyana Nû” (Yeni Yaşam Tiyatrosu) Kürtçe Tiyatro’da öncülük görevini taşıdı. Sergilenen oyunlar ise dönemin politik ruhuna uygun içerikler barındırdı. Hemen hepsi politik söylemlere sahipti. Dolayısıyla oyun gösterimleri de gözaltı ve baskılarla karşı karşı kaldı. Oyuncular gösteriden sonra gözaltına alınarak tutuklandı.

Seyri Mesel bunlardan biri

Kürtçe tiyatro gösterimleri 2000’lerden sonra daha rahat bir hal aldı. Aynı şekilde Kürtçe Tiyatro’da farklı gruplar da zamanla tiyatro alanında yerini almaya başladı. 2002’de MKM bünyesinden ayrılan bir grup tiyatro oyuncusunun kurduğu Seyri Mesel de bunlardan biri… ‘Kemero Bask’ (Geyiklerin Ahı), ‘Qal û Qir’ (Şamata) gibi seyirlik oyunlarıyla Anadolu’yu turlayan Seyri Mesel de MKM gibi devletin baskı ve yasaklamaları ile karşı karşıya kaldı. Ama oyuncular yasakları delerek perde açmayı başardı. Sonrası ise malum gözaltı, tutuklama…

Zamanla çeşitlendi

Daha sonra Kürtçe Tiyatro serüveni giderek çeşitlendi. Berfin Zenderlioğlu ve Mirza Metin öncülüğünde Beyoğlu’nda açılan Şermola Performans Sahnesi’nde de Kürtçe oyunlar sahnelenmeye başlandı. Öte yandan gençlerin kurduğu ekipler anadillerinde oyunlar sahnelerken, zaman zaman farklı gruplar da ortaya çıkıyor.

Kayyumun alternatifi oluşturuldu

Kürtçe Tiyatro’nun bir de Amed Şehir Tiyatrosu (Şanoya Bajêr ya Amedê) ayağı var. 1990’da Orhan Asena’nın Atçalı Kel Mehmet oyunuyla perde açan Amed Şehir Tiyatrosu, 2001’den sonra Kürtçe oyunlar sahnelemeye başladı. Türkiye’de değişen siyasi atmosfer tiyatro alanına da sirayet etti. Dünya klasiklerini Kürtçeye çevirmeye başlayan Şehir Tiyatrosu, Haldun Dormen’in yönettiği Buzlar Erimeden oyununu, yine Celal Mordeniz’in yönettiği Antigone’yi, Hamlet’i Kürtçe tiyatroya kazandırdı. Daha sonra şehir tiyatrosu oyuncuları, AKP iktidarı tarafından belediyeye kayyum atanmasıyla birlikte sözleşmeleri iptal edilince, kendi alternatif sahnelerini kurdular.

Shakespeare’den Yaşar Kemal’e…

Kürtçe Tiyatro özellikle de Güney Kürdistan’da önemli gelişmeler kaydetti. Kürtçe Tiyatro’nun en yoğun icra edildiği yerlerden biri olan Silêmanî’de, 1927’de Shakespeare’in “Julies Jesar” oyunu sahnelenir. Shakespeare’nin “Gerdaweka” (Fırtına) oyunu ise Dr. Cemal Nebez çevirisiyle 1955’te Bağdat’ta yayınlanır. Öte yandan Güney Kürdistan’da aralarında Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Yaşar Kemal gibi yazarların oyunlarının da olduğu eserler, Türkçeden çevrilerek sahnelenir ve bu oyunlardan bazıları yayınlanır.

HABER MERKEZİ