Bizi takip edin

Politika

Böyle kanlı seçim kampanyası görülmedi

->

-> 584

Halil Dalgakıran/İstanbul

Metal o kadar yorulmuştu ki, adeta erime noktasına gelmişti. Mecburen AKP Genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan devreye girdi. Önce Ankara ve İstanbul’un belediye başkanları değiştirildi. Yetmedi. İl başkanları, ilçe belediye başkanları değiştirildi. Ama geçmiyordu. Metal yorgunluğu bir türlü geçmiyordu.

KHK, OHAL uygulamaları, tutuklamalar hiçbiri fayda etmiyordu. Metal yoruldukça yoruluyordu. Öyle bir yere geldi ki Erdoğan o çok sevdiği anketleri yasaklamak zorunda kaldı. Rivayet o ki “Yukarı doğru tırmanmadıkça bunları gözüm görmesin” diye buyurdu.

Sonra danışmanlarını topladı, bunun çaresini aramaya koyuldular. Çare savaşta bulundu. Efrîn denilen Kürt ili milliyetci hamaset eşliğinde işgal ve talan edilirse belki bu metal yorgunluğu geçer, oy oranı yukarı doğru tırmanırdı.
Ancak bu da o kadar kolay bir şey değildi. Karşıdaki güç DAİŞ gibi dünyanın en acımasız ve zalim gücünü dize getirmiş neredeyse ise yok etme noktasına getirmişi. Kürt topraklarını bu çetede temizlemişti.

İşgal hazırlıkları aylar öncesinde başlandı. NATO’nun en güçlü ikinci ordusuna pek güvenilmiyordu ki ÖSO devreye sokuldu. SADAT ÖSO’yu eğitmeye başladı. O yetmedi Irak’ta, Rakka’da kaçan 3 binden fazla DAİŞ’li de örgütlendi. Bir devlet iki ordu, bir de savaş kaçkını DAİŞ. Efrîn’e ve çocuklarına karşı harekete geçti.

Saldırı günlerce sürdü. TSK ve ortakların kayıpları özenle saklanırken, YPG’nin kayıplarını Erdoğan bizzat, kat be kat abartarak açıkladı. Ancak yine de metal yorgunluğu geçmiyordu. Anketler durduğu yerde çakılmış kalmıştı. Hatta aşağı doğru düştüğü sızan bilgiler arasında idi. Saldırı küçük ortak MHP’ye yarıyordu.

Sonunda 24 Mart günü AKP’nin Samsun il kongeresi öncesi yaptığı konuşmada baklayı ağzında çıkardı. “Afrin’le kovaladık. Artık metal yorgunluğu yok. Afrin’le birlikte şimdi diriliş hareketi yeniden başladı. Bizi bölmek isteyenlere karşı bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep beraber kardeş olacağız ve Türkiye olacağız” diye konuştu.
Bu sözler Efrîn saldırısının seçim kampanyasının parçası olduğunun itirafı idi.

Ancak bu bile metal yorgunluğunu gidermeye yetmedi. Efrîn hareketi daha şimdiden AKP’nin ayağına dolanmaya başladı.
TSK ve ÖSO şehir merkezine girer girmez dünya ve Türkiye yağma haberleri ile irkildi. Bu tür haberler İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana uluslararası kamuoyunun duymaya pek alışık olduğu haberler değildi. O kadar ki AKP kurmayları başta Genel Başkan Tayyip Erdoğan olmak üzere kınamak zorunda kaldılar. İkincisi çok beklemeden Efrîn saldırısı cüzdanlara yansıdı, döviz kurları uluslararası gelişmelere de bağlı olarak hızla yükseldi, özellikle temel gıda maddelerinin fiyatları ve benzin zam üstüne zam görmeye başladı. AKP tabanı bile Efrîn savaşı ile ekonomik bunalım arasındaki çöküşün farkında, şimdilik sesini etmese bile.

Başta Fransa olarak ABD, Almanya Efrîn’de olanları işgal olarak niteleyerek karşı çıtkılar. Erdoğan’ın Minbic, Şengal, Kandil gibi yeni savaş haberleri vermesi Efrîn savaşının çok işe yaramadığını başka bir göstergesi. Buradan baktığımızda AKP Genel Başkanı’nın “Afrin’le birlikte diriliş yenide başladı” demesi mezarlıkta geçerken korkusunu kovmak için yüksek sesle türkü söylemeye benziyor. Ancak kan ve barutla günümüzde seçim kazanmak çok zor.