Bizi takip edin

Emek-Ekonomi

Ekonomiye ‘güven’ düşüşte

->

-> 427

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart ayına ilişkin “Ekonomik Güven Endeksi” raporunu yayımladı. Buna göre güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,6 oranında azalarak 103 değerinden 100,2 değerine düştü. Düşüşün tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklandığı belirtildi.

‘Kriz bekledikleri için borç aldılar’

Giderek derinleşen ekonomik krizin etkileri her geçen gün kendini daha çok hissettirirken, önemli değerlendirmelerde bulunan yazarımız ekonomist Alp Altınörs, “İktidar da kriz beklediği için 30 milyar lira fazladan borç almış ve bir kenarda bekletiyor” dedi.

Bütçe açığı, cari açık, dövize endeksli dış borcun “ekonomide her an kırılabilecek” bir dengeyi oluşturduğunu belirten Altınörs, hükümetin bu kırılganlığı onarmak için büyük kaynaklar seferber etse de kriz her an patlak verebileceğini söyledi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not kırma kararlarını, bu durumun önemli göstergelerinden biri olarak işaret eden Altınörs, “Önceki yıllarda bütçe açığı olmadan bütçe yapılıyordu ama bugün geldiğimiz noktada 53,5 milyar liralık bütçe açığı var” dedi.

Günü kurtarıyorlar

AKP’nin 2015’te yaşadığı seçim yenilgisinden sonra, önceki dönemlerde uyguladığı sıkı para politikalarını terk ettiğinin altını çizen Altınörs, “Özellikle özel sektöre teşvik olarak pompalanıyor, istihdam yaratılmaya çalışılıyor. Ama kalıcı politikalar yaratılmadığı ve günü kurtarmaya yönelik politikalar izlendiği için devlet harcamalarında ciddi yükselmeler oluyor ama üretim artmıyor” diye belirtti. Dolar artışının ekonomideki en önemli risklerden birini oluşturduğunun altını çizen Altınörs, “Sanayi sektörünün dış borcu hep dolar cinsinden ve bununla borçlar da artıyor” diyerek bunun sonucunda özel sermayenin Türkiye’yi terk etme derdinde olduğunu ifade etti. Savaş politikalarının ekonomi üzerinde ikili bir etkide bulunduğunun belirten Altınörs şunları söyledi: “Yoksullaşma, insanların kendisini yakması, tamamen savaş politikalarıyla doğrudan bağlantılı. Rusya’dan S-400 füzesi alındı. Fransa’dan ayrıca bir füze sistemi alınıyor. Bu füze alımları emperyalist ülkeler nezdinde rıza üretimidir aynı zamanda. ABD, Rusya bazı şeylere sessiz kalıyorsa silah anlaşmalarının bunda payı var. Efrîn olayına bir şey demiyorlar. İkinci boyutu da kapitalizm; kriz içerisinde ve bunu aşmak için silah sanayini geliştiriyorlar. Türkiye, silah sanayi geliştirerek ekonomik krizi de aşmaya çalışıyor.”

‘Kurtaracak olan özgürlük’

“İnsanlar 6 ay sonrasını göremiyor” diyen Altınörs, “Bu öfkenin bastırılması ve kanalize edilmesi için milliyetçiliğe dayalı savaş politikaları geliştiriliyor” dedi. Altınörs, iktidarın kriz beklediğini dile getirerek, “53 milyar lira açık var ama 83 milyar lira borç alındı. 30 milyar lira kamu mevduatında bekletiliyor. Bu da iktidarın kriz beklediğini gösteriyor. 30 milyar fazladan borç alınmış. Bu normal bir durum değil” dedi. Bu durumdan çıkmanın yolunun yaşananlara itiraz etmek olduğunu söyleyen Altınörs, “Türkiye’de işçilerin emekçilerin, yoksulların bir kader birliği var o da Newroz ve 1 Mayıs arasında köprü kurmakla mümkün olur. Özgürlük ekonomik kurtuluşun kapısını açar” dedi.

Kenan Kırkaya / Ankara-MA